İki kişinin dinamiklerini tüm çıplaklığıyla ele almak çoğu zaman çok yorucu bir eylemdir. Fakat insan psikolojisini en iyi şekilde gözlemleyebilmenin yolu sadece ortak yaşanmışlıkla sınırlı kalamaz. Kişinin kurduğu cümleler , satır aralarında personası hakkında pek çok demeç verebilir. Bugün , sizlerle bana yazılmış olan bir paragrafı psikoloji öğrencisi arkadaşlarımın da desteğiyle postüla biçiminde inceleyeceğiz.
(Yazılan hiçbir cümleyi değiştirmeyerek aynen addediyoruz)
1)”…tüm saygısızları unuttunuz her şeyle yüzleştiğiniz her şeye hazır olduğunuz insanın sizin bu yazdığınızı hiç okumayıp halka saygısızlık ve saldırmaya devam etmesini düşünün size hala saldırıyor suçluyor bok gibi bir şey değil mi” (Burada adıma Denis ; beyefendiye İsa olarak seslenmek istiyorum) Denis ,İsa’yı neyle suçladı? Kişide kendini acındırma ve kurban tavrı.
2)”…karşınızdaki insanın geçmişte yaşadığı bok gibi ilişkilerin hıncını sizden çıkarıyor sanki tüm sorumlu sizsiniz gibi hissediyosunuz…” Denis’in ona güvenip anlattığı şeyleri ona karşı kullanması. Geçmişten gem vurmak.
3)”Onun için bir haklı haksız Savaşı’ndan ibaret.” Manipülatif davranışlar, kişinin dile getirdiği sorunu ignorlayarak, önemsizleştirmek, “haklı haksız kavgasına çevrilme”adı altında asıl sorunu görmezden gelmek.
4) “İnsanların istekleri beklentileri bir olmayınca bozuluyorlar çabukca.” Her insanın isteği ve beklentisi farklıdır, ilişkiyi güzel yapan budur bu sayede uyum içinde dans edebiliriz. Valse yaparken birinin geri gitmesin lazımdır ki öteki ileriye gidebilirsin.
5)” Ve şöyle söyleyeceğim insanın değerini geçmiş ilişkileri belirlemez bu sadece gelecekteki ilişkisini etkiler, allah aşkına kim eski sevgilim benim sonraki ilişkimdeji davranışlarımı etkilmedi diyebilir ki.” Görülene göre kişiler ilişkiler ve iletişim farklılıkları birbirinden bağımsız olsa da aynı sorunları her zaman yaşayabilirsiniz. Yani; İsa kendine göre çok doğru fakat Denis gene kötü bir ilişkiden kötü bir şekilde ayrıldı.
6)”Erkeklikten bahsediyoruz kadınlıktan bahsediyoruz ama bu imgeleri bu rolleri ilk anne ve babadan öğreniriz aslında.” Öncelikle kadınlar ve erkekler birer imge olamaz. Bir insanın en aşağılık olduğu an ,ona emanet edilen sırları, anıları ve acıları silahlaştırıp kişiye karşı kullanarak, ruhunuzu onunla kirletme çabasıdır. Özellikle anne ve babadan, ailesel ilişkilerden kişiyi yaralayabilecek konulardan dem vurulması ,tehlikeli ve de güven zedeleyici bir durumdur. Kişide bir sorun olduğunun ima edilmesi veya hissettirilmeye çalışılması affedilemez bir durumdur.
7) “Ve bu insan sizi kırarken sizin kırmaya hakkınız yoktur suçlanırken savunmaya kendi fikrinizi belirtmeye belki de öfkeden çıldırıp sizin saldırmaya hak görülmez bu
Her zaman derler ya insan bazı şeylerin değerini kaybedince anlıyor diye
Umarım anlar herkes bir şeylerin değerini
Son ana kadar bacı oldum amım olundu kadın oldum
Sevdiğim kızdan beni güvende hissetirmiyorsun
Diye bir cümle bile duydum bazen sorun sizde değildir karşınızdaki insanın hayata olan nefretini size kusar her şeyi hayattaki tüm nefretini sizden çıkarır” İsa’ya göre hayattan nefret eden birini güvende hissettirmemek sorun değilken bu basit isteğin İsa’ya saldırgan ve ağır gelebilmesi üzerinde durulması gereken bir konudur. Kişi yüksek egosuyla kendini adeta yüce bir konuma koymaktadır ,bu da cümlelerden çıkarılabilecek kırılgan bir egoyu delalet eder. Hayat belirsizlik ve karmaşıklığın arasında bir yerde iken bu kadar kesin konuşabilmek büyük bilinçsizlik ve bilinçdışı arasında kayıplık göstergesidir. Kişinin karşıdan gelen kadın erkek rollerinde kadınlara atfedilen sözcüklere bu kadar içselleştirmesinin sebebi kırılgan erkeklik olarak da adlandırılır. Sağlıklı bir birey karşıdaki kişinin her ne kadar hakaret içermese dahi ona vajinaya sahip olduğunu belirtmesi heteroseksüel bir erkek birey için bir hakaret sözcüğü olmamalıdır. Karşıdaki her ne kadar hakaret olarak kullanmak istese de.
8) “Onu suçlamıyorum, siz de paramparça olursunuz kendinizi sorun hissedersiniz düzeltmeye çalıştıkça alttan aldıkça daha kötüye gider
Bu o iki insanın da suçu değildir böyle olması böyle yaşanması gerekiyordur.
Ne kadar sevsenizde sevginin de zararlı olabileceğini unutmayın
Kendinizden tabiki bazı sınırları gevşeteceksiniz
Ama benliğinizi asla kaybetmeyin o insan giderken onu da yanında götürür
Umarım bu insan harika bir hayat yaşar bi gün her şeyin farkında olur” Birey stoacı bir düşünce yapısına sahiptir. Fakat felsefi problemlerin aksine hayatta kişiler aldıkları aksiyonlarla yaşamlarını şekillendirir. Benlik kişinin gömlek gibi giyip bir ilişkiden sonra eski sevgilide unutulacak bir eşya değildir. Fakat benlik herkeste inşa edildi biçimde bulunamaz ,asıl imge de burada gömlektir. Sevgi normal koşullarda asla zararlı bir şey değildir. Zararlı olan bir şey sevgi olarak adlandırılamaz, keza sevdiğini iddia eden bir birey, bağ kurduğu insana geçmişinden ,aile yapısından ,ona zarar verebilecek herhangi bir konudan da vurmaz. Kendisiyle çelişmiş, sorun gibi hissettirildiğini söylerken aynı handikapa kendisi düşmüştür. Cümlelerinin hepsinde kendini kurban olarak görme motivasyonu vardır. Bu genellikle olgunlaşmayan bireylerde görülür. İlk paragrafta da anlaşılacağı üzere , “haklı haksız tartışması “ Denis’in dile getirdiği problemleri hiçe sayma ve kendini kurbanlaştırma vardır. Yeniliklere kapalı ve dar bir perspektif olarak adlandırılabilir.
9)”Kendine dikkat et.
Hayatında güzelliğin gibi güzel olsun
Başın ne zaman sıkıntıya düşerse bir arkadaş olarak burdayım, amlı bir arkadaş olarak ;)”. Bu cümlede yazarların yapabilecekleri hiçbir yorum yoktur cümle açık üç yaşındaki bir bireyin bile anlayabileceği bir yapıdadır.
10) “… Psikolojin iyi değil cidden psikoloğa git… benim suçum çok fazla onayladım tamam dedim her dediğine kendi çizgimi aştırdım…bana erkek ol erkek ol diyen insanın geçmişteki ilişkilerini…Eminim ki kimse ben gibi sevmeyecek seni çünkü her şeyin farkındayım senin de farkındayım…umarım değerimi anlarsın…bul erkeğini hadi görüşürüz…sen Denis’in hayaliyle iyi güzel sikis …ben İsa (Soyadı)…”. Kişinin gelecekten haber aldığını düşünmesi psikoz belirtileri gösterir. Gelecekle ilgili bu kadar kesin konuşabilmesi bu şekilde açıklanabilir. İlk paragraflarda da yapılan geçmişten gem vurarak kişiyi aşağılama bu paragrafta da yapılmıştır. Kişiye alttan alta değersizlik duygusu aşılanmaktadır. Yazardan başka alternatif bir evren asla olamayacağı düşüncesi, kişiyi yalnızlaştırma ve de problematik hissettirme çabası vardır. Dışlayıcı bir bakış açısı, kişiye “sen benim sevgilime layıksın” gibi cümleler kurarken aynı şekilde yıkıcı cümlelerle belirsizlik algısı kurarak manipüle edilmeye çalışılmıştır. Narsisizm ve tanrı kompleksi belirtileri de göstermektedir. Aradığın erkeği bul cümlesi oldukça sığdır, yazar burada Denis’in bir arayış içerisinde olduğunu belirtmektedir fakat kadınlar dünyada var olabilmek için bir sevgiye muhtaç değildir ,kendi oluşturdukları personaları ve kültürel birikimleri ile tek başlarına da var olabilirler. Bireyin tek başına kalabilmesi veyahut aza tamah etmeyerek yaşamak istemesi oldukça insansal ve de normal bir istektir.

